Bildiri Özetleri

YK-01
Kolonoskopi öncesi vena kava inferior ve sağ ventrikül ultrasonografisi sedasyon sonrası hipotansiyonu tahmin edebilir mi?

Şule Arıcan1, Ramazan Dertli2, Çağdaş Dağlı1, Gülçin Hacıbeyoğlu1, Mustafa Koyuncu1, Ahmet Topal1, Sema Tuncer Uzun1, Mehmet Asıl2

1Necmettin Erbakan Üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Bölümü, KONYA
2Necmettin Erbakan üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi, Gastroenteroloji Bölümü, KONYA


GİRİŞ VE AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, günümüzde hasta güvenliğinin ön planda olduğu ameliyathane dışı anestezi uygulamalarında kolonoskopi işlemi için bağırsak hazırlığı yapılan hastalarda vena cava inferior çaplarının ve sağ ventrikül volümlerinin ultrasonografik olarak değerlendirilmesinin sedasyon sonrasında oluşabilen hipotansiyonun öngörülmesinde etkin olup olmadıklarını araştırmaktır.

YÖNTEM: Bu çalışma yerel etik kurul onayı alındıktan sonra hastanemizde prospektif gözlemsel olarak gerçekleştirildi. Çalışmaya kolonoskopi işlemi geçirecek 18-77 yaş arası ASA I-III, 70 hasta dahil edildi. Çalışma kapsamındaki hastaların demografik özellikleri (yaş cinsiyet boy kilo BMI), ASA sınıflaması ve preoperatif açlık süreleri kaydedildi. Rutin monitorizasyon sonrası kan basıncı, KH ve SpO2 bazal değerleri ölçülerek kaydedildi. Her hasta için İVC ultrasonografisi yapıldı. M- mod kullanılarak ekspiryum (İVC max) ve inspiryum (İVC min) çapları ölçülüp kollapsibilite indeksi (İVC-CI) hesaplandı. İVC-CI = (İVC max-İVC min)/İVC max x 100. Simpson method kullanılarak apikal sağ ve sol ventrikül hacim ve alanları ölçüldü. İşlem öncesi yapılan rutin monitorizasyona işlem odasındada devam edildi. Anestezi sonrası ortalama arter basıncında %30 dan fazla düşüş veya ortalama arter basıncı < 60 mm Hg hipotansiyon olarak kabul edildi.

BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 49.9±15.03 (19/79) ve M/F 32/38 (45.7%/54.3%) idi. Sonografik olarak ölçüm değerlendirilmesinde hıpotansiyon gelişen hastaların İVC çaplarının düşük İVC-CI’nin yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu gözlenmiştir (P<0.05). Benzer şekilde kalp boşluklarının değerlendirilmesinde RV-EDA, RV-ESA, RV-EDV, RV-ESV, LV-ESV’ün hıpotansiyon gelişen hastalarda istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük olduğu gözlenmiştir (P<0.05). Kolonoskopi yapılacak hastalarda İVC ve Sağ ventrikül ölçümlerinin sedasyon sonrası hipotansiyon gelişimini öngörmedeki yeteneği ROC analizinde görünmektedir (Şekil). Hıpotansiyon gelişimi ile ultrason parametreleri arasında korelasyon olduğu gözlendi (Tablo). Yapılan lojistik regresyon analizi ile hipotansiyonu öngörmede İVC-min (OR:0.015,P<0.001,%95CI:0.02-0.131) ve RV sistolik alanın (OR:0.585, P=0.04,%95 CI:0.406-0.844) bağımsız prediktör olduğu gösterildi.

TARTIŞMA VE SONUÇ: Biz çalışmanın sonucunda sedasyon altında kolonoskopi işlemi öncesinde ultrasonografik olarak İVC çapları ve sağ ventrikül volüm değerlendirilmesinin sedasyon sonrası gelişen hipotansiyonu tahmin etmede etkin ve korele olduklarını bulduk.



  Yazdır        Kabul Yazısı