Bildiri Özetleri

S-040
Anestezi Sonrası Derlenme Ünitesi Çalışanlarının Atık Anestezik Gaz Maruziyeti ve İlişkili Sağlık Sorunlarının Değerlendirilmesi

Murat İzgi, Ezgi Özkoç Büyükakkuş, Nalan Çelebi

Hacettepe Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı, Ankara

GİRİŞ VE AMAÇ: Ameliyathanelerde atık anestezik gaz sistemleri ve oda havalandırma sistemlerinin yetersizliğinin yol açtığı; çalışanların atık anestezik gazlara maruziyeti çeşitli sağlık sorunlarına neden olmaktadır1. Anestezi sonrası derlenme ünitelerinde çalışanların, hastaların solunum etki alanındaki atık anestezik gazlara maruz kaldığı ve bu maruziyet düzeylerinin Amerikan Ulusal Mesleki Güvenlik ve Sağlık Enstitüsü’nün (NIOSH) önerdiği limit değerlerin üstünde olabildiği gösterilmiştir1,2. Bu çalışmanın amacı, hastanemizdeki derlenme ünitesinde yapılan ölçümler ile personelin anestezik gaz maruziyetini analiz etmek ve derlenme ünitesindeki personel ile anestezik atık gaza maruz kalmayan personelin ortaya çıkan sağlık sorunlarını karşılaştırmaktır.

YÖNTEM: Derlenme ünitesindeki 14 hemşire çalışma grubu, anestezik gazlar ile ilişkili olmayan servislerdeki 14 hemşire kontrol grubu olarak belirlendi. Her gruba anestezi atık gazlarının oluşturabileceği etkileri ve hastalıkları sorgulayan anketler uygulandı. Çalışma grubuna, gaz ölçüm rozetleri takılarak, gün boyu maruz kaldıkları gaz düzeyleri ölçüldü.

BULGULAR: Derlenme ünitesindeki hemşirelerin %35.71’inde, sevofluran düzeylerinin, NIOSH’ un önerdiği değerden yüksek olduğu görüldü. Sevofluran düzeyi ortalaması 0.44±0.2 olduğu tespit edildi. İki grubun anket verilerinde, kendi gözlemledikleri sağlık sorunlarının düzeyleri arasında (p<0.05) ve tanı almış nörolojik hastalık ve kognitif bozukluk oranlarında (p=0.002, p=0.004) istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edildi. Karaciğer, böbrek ve diğer sistemik hastalık oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamadı (p=0.481, p=0.481, p=0.082). Çalışma grubundaki bireylerin, maruz kaldıkları sevofluran düzeyleri ile kendi gözlemledikleri sağlık sorunlarının düzeyleri arasında ve karaciğer, böbrek hastalıkları, nörolojik hastalıklar, kognitif bozukluk ve diğer sistemik hastalıkların görülme oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olmadığı görüldü (p>0.05).

TARTIŞMA VE SONUÇ: Derlenme ünitesindeki personelin, atık gaz ölçümleri düşük ya da sınırda yüksek bulunmuş olup, semptomlarda kontrol grubuna göre anlamlı fark olmasının; düşük doz da olsa kronik olarak atık gaza maruz kalma, gürültülü ortam ve kapalı alanda çalışma gibi uygunsuz çalışma şartlarına da bağlı olabileceği düşünülmüştür. Düşük dozlardaki kronik maruziyetin etkilerini incelemek için uygunsuz ameliyathane koşulları ekarte edildikten sonra, bu konuyla ilgili daha geniş kapsamlı çalışmalar yapılmasına ihtiyaç olduğunu düşünmekteyiz.



  Yazdır        Kabul Yazısı