Bildiri Özetleri

P-031
Takayaşu Arteritli Sezeryan Olgusunda Anestezi Yönetimimiz

Ferhat Şamlı, Mediha Hacer Ülger, Meltem Kipri, Esra Çalışkan, Anış Arıboğan

Adana Başkent Üniversitesi Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi,Anestezi ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı,Adana

Giriş Takayaşu arteriti büyük damarları öncelikle aorta ve ana dallarını etkileyen sebebi belli olmayan kronik inflamatuvar vaskülittir. Damar inflamasyonu ile duvar kalınlaşması, fibrozis, stenoz ve trombüs oluşumu görülür. Akut inflamasyonun daha şiddetli formunda duvar bütünlüğü kaybı ve anevrizma meydana gelebilir. Lezyonlar diseke veya rüptüre olmadan genellikle asemptomatik seyreder. Gebelikte kardiyovasküler ve serebrovasküler komplikasyonlar (strok, miyokardiyal infarkt) nadir değildir ve tüm maternal ölümlerin % 5-19'una eşlik eder. Takayaşu arteritli gebelerde vasküler komplikasyonlar fetal ve maternal sonuçları negatif etkiler. Olgu 28 yaşında, 38 +3 gün primigravid gebe, preoperatif anestezi polikliniğimizde değerlendirildi. Öyküsünde 2012'de asendan aort anevrizması, 2013'te bilateral karotid anevrizma nedeniyle opere olduğu, romatolojik olarak hastalığın remisyonda olduğu tespit edildi. Kardiyovasküler cerrahi ve girişimsel radyoloji tarafından yapılan değerlendirme de aktif bir patolojik bulgu saptanmayan hastaya, operasyon öncesi klopidogrel kesilerek clexane başlanması planlandı. Hasta, NST takibinde kontraksiyonlarının ve servikal dilatasyonunun olması nedeniyle acil şartlarda operasyona alındı. Hastaya genel anestezi ile sezaryen yapılması planlandı ve intraoperatif takibinde ASA'nın önerilen standart monitorizasyonuna ilaveten serebral oksimetri kullanıldı. Genel anestezi altında 2250 gr kız bebek dünyaya getiren hastanın operasyon süresince noninvaziv kan basıncı ve serebral oksimetre değeri normal sınırlarda seyretti. Operasyon bitiminde hastaya sugammadeks uygulanarak spontan solunum geri çevirildi ve ekstübe edilerek cerrahi yoğun bakıma alındı. Tartışma Takayaşu arteritinin gebeliği negatif etkilediği, komplikasyonları 13 kat arttırdığı bildirilmiştir. En sık görülen komplikasyonu olan hipertansiyon ve eşlik eden preeklampsi fetusta intrauterin büyüme geriliği, düşük doğum ağırlığı ve intrauterin ölüme sebep olabilmektedir. Literatürde sezaryen ameliyatı için başarılı rejyonel anestezi uygulamaları mevcut olsa da, hastanın acil şartlarda operasyona alınması, klopidorel kullanımı ve olası spinal hematom riski nedeniyle genel anesteziyi tercih ettik. Hastaların 1/3'ünde serebral iskemi olabildiğinden cerrahi sırasında serebral perfüzyonu sağlamak son derece önemlidir. Biz de hastamızda bu amaçla serebral oksimetreyi kullandık ve serebral perfüzyonun değerlendirilmesinin hayati olduğu benzer olgularda rutin serebral oksimetri monitorizasyonun gerekli olduğu düşüncesindeyiz.



  Yazdır        Kabul Yazısı