Bildiri Özetleri

P-043
Bartter Sendromlu Hastanın Magnetik Rezonans Görüntüleme Sırasındaki Anestezi Yönetimi

Mehtap Özdemir, Yonca Yanlı, Onur Gürsu, Ahmet Akyol

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği, İstanbul

GİRİŞ: Bartter sendromu, otozomal resesif tuz kaybettirici nefropati olup 1/100.000 sıklıkta görülmektedir. Yüzde yapısal anomaliler, normal veya düşük kan basıncı, hipokalemik, hipokloremik metabolik alkaloz, hipomagnezemi, yüksek renin düzeyi ve sekonder hiperaldosteronizmle karakterizedir.Hastalara çeşitli nedenlerle yapılacak radyolojik görüntülemelerde çoğu kez anesteziye gereksinim duyulmaktadır.Yüzdeki anatomik anomaliler, olası hipotansif ataklar ve elektrolit bozukluklarının getireceği komplikasyonlar açısından anestezi sırasında dikkatli olunmalıdır. Sunumumuzda hipofiz görüntülemesi için kranial Magnetik Rezonans(MR) çekimi yapılacak olgumuzun anestezi yönetimini paylaşmak istedik. OLGU: Hastamız anestezi onamı alınmış 11y, 25kg, ASA-II, kız çocuktu.On yıl önce Bartter sendromu tanısı alan, evde periton diyalizi uygulanan hastanın, 4ay önce solunum sıkıntısı nedeniyle yoğun bakım ünitesinde tedavisi yapılmıştı.Gelişme geriliği, sağırlık ve şaşılığı mevcuttu. Preoperatif değerlendirmesinde görülen elektrolit dengesizliği diyaliz yapılarak düzeltilmişti. Bekleme odasında damar yolu açıldıktan sonra sıvı replasmanı yapıldı. Hasta MR ünitesine alınarak nabız, tansiyon arteryel, oksijen saturasyonu monitorize edildi. Oksijen maskesi yerleştirilip havayolu ve solunumu takip edilen hastaya hipotansif atakları olabileceği düşünülerek propofol-ketamin kombinasyonu ile sedasyon yapıldı, inotrop ilaçlar hazırlandı. MR çekim süresince spontan solunumu korunarak uyanıklığına göre derin sedasyonu devam ettirildi. Otuz dakika süren işlem sırasında herhangi bir problem yaşanmadı. Derlenme ünitesine alınıp bir saat takip edilen hasta şuuru açık, tüm refleksleri yeterli hale geldikten sonra servise gönderildi. TARTIŞMA/SONUÇ: Bartter sendromlu hastalarda prominent alın, büyük gözler, strabismus, çıkıntılı kulaklar, sensorinöral sağırlık, damlayan ağız görülür. Çoğu kez ekstrasellüler sıvıda volüm azlığıyla birlikte olan elektrolit anormallikleri (düşük potasyum, klor, magnezyum ve bazen kalsiyum) ile karakterizedir.Yüksek renin düzeyi, sekonder hiperaldosteronizm ve artmış prostaglandin E2 vardır. Bu hastalar stabil olmayan baroreseptör cevabı nedeniyle vazopressörlere rezistans gösterebilirler. Ayrıca sıvı, asid-baz, elektrolit imbalansı ve hemodinamik değişkenlik anestezi yönetiminde problemlere neden olabilmektedir.Herhangi bir komplikasyonla karşılaşmamak için hastamızda da anestezi uygulaması öncesi elektrolit değerleri düzeltildi ve volüm yüklemesi yapıldı. Ameliyathane dışında yapılan anestezi uygulamalarında (özellikle Bartter sendromu gibi patolojilerde) oluşabilecek komplikasyonlar açısından dikkatli olunması, anestezinin her aşamasının titizlikle yönetilmesi önemlidir.



  Yazdır        Kabul Yazısı