Bildiri Özetleri

P-140
Preoperatif Havayolu Değerlendirmesinde Antropometrik Ölçümler ve Zor Havayolu İnsidansının Araştırılması

Merve Çetinkaya, Necmiye Hadimioğlu

Akdeniz Üniversitesi,Anesteziyoloji ve Reaminasyon Ana Bilim Dalı,Antalya

GİRİŞ VE AMAÇ: Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’nda genel anestezi altında operasyon geçirecek hastalarda operasyon öncesi uygulanan antropometrik ölçümlerin zorlu laringoskopiyi öngörmedeki etkinliği Cormack-Lehane testi ile karşılaştırılarak araştırmaktı.

YÖNTEM: Çalışmaya 18-75 yaş arası toplam 400 hasta alındı. Demografik veri olarak yaş, boy ve ağırlık değerleri kaydedildi. Zor laringoskopi insidansı için Cormack-Lehane testi ve önceden belirlemeye yönelik öngörü testleri olan Mallampati testi, üst dudak ısırma testi, interinsizör mesafe, sternomental mesafe, tiromental mesafe, boyun çevresi, boyun uzunluğu, mandibula uzunluğu, mandibula genişliği ölçümleri olguların tümüne uygulandı. Bu testler direkt laringoskopi testi olan Cormack-Lehane testi ile karşılaştırıldı.

BULGULAR: Zor laringoskopi insidansı % 12.5 olarak bulundu. Demografik veriler açısından kolay ve zor entübasyon grupları karşılaştırıldığında sadece vücut kitle indeksinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Tüm zor laringoskopi öngörü testleri Cormack-Lehane sınıflaması ile karşılaştırıldığında sadece boyun uzunluğu, boyun çevresi, Mallampati testi ve interinsizör mesafe ile istatistiksel anlamlı fark saptanırken, tiromental mesafe, sternomental mesafe, mandibula uzunluğu ve genişliği ile istatitistiksel anlamlı fark saptanmadı. Yapılan ROC analizine göre etkinlik gücü en yüksek test boyun çevresi saptanmış olup cut–off değeri 41.8 cm olarak bulundu.

TARTIŞMA VE SONUÇ: Sonuç olarak preoperatif değerlendirmede kullanılan Mallampati sınıflaması, boyun uzunluğu ve boyun çevresi saptadığımız yüksek spesifite ve negatif öngörü değerleri ile kolay laringoskopilerin belirlenmesinde yararlıdır. Her üç testte ılımlı sensitivite ve düşük pozitif öngörü değerleri nedeniyle klinik uygulamada zor entübasyonun öngörülmesinde yetersiz kalmıştır. Entübasyon güçlüğü birçok faktöre bağlı olduğu için, hastaların değerlendirilmesinde birden fazla tanı testinin bir arada kullanılmaları ve coğrafi farklılıklar göz önünde bulundurulmalıdır.



  Yazdır        Kabul Yazısı