Sorular ve Yanıtlarla Anestezi

TARD YAYINLARI Anestezi nedir? Hastalara anestezi hangi amaçla nasıl verilir? Kaç türlü anestezi yöntemi vardır? Genel anestezi nasıl bir yöntemdir? Bölgesel anestezinin çeşitleri var mıdır? Lokal anesteziye ne tür durumlarda ihtiyaç olur? Anestezi ilaçlarına karşı hastanın alerjisi olup olmadığını gösteren bir test var mıdır? Hastalar anesteziye nasıl hazırlanmalı ve anesteziyi kim vermelidir? Anestezinin cerrahi müdahale sırasında hem hekime hem de hastaya getirdiği kolaylıklar nelerdir?

8.2. Beyin Ölümü ve Organ Nakli



Beyin ölümü nedir? “Bitkisel hayat” ile beyin ölümü kavramları arasında nasıl bir fark vardır? “Koma”, “şuur kaybı” deyimleri neyi ifade eder? Beyin ölümünün kriterleri nelerdir? Beyin ölümüne hangi uzmanlar karar verir? Beyin ölümü tanısı koymak için uygulanan bazı özel testler var mıdır? Beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin tekrar hayata dönme şansı var mıdır? Beyin ölümüyle ilgili yanlış bili­nenler Türkiye’de organ bağışının yaygınlaşmasını nasıl etkilemektedir? Kimler bağışçı olabilir mi? Beyin ölümü gerçekleşen hastaların hangi organları nakledilebilir? Ba­ğışlanan organların hangi hastalara nakledileceğine neye göre, nasıl karar verilir? Organ nakliyle hayata dönen kişiler ve yakınları, bağışçının aileleriyle tanıştırılır mı? Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuğhan Utku merak edilen bu soruları yanıtlıyor.

 

Sağlık Adası Yayınları’ndan çıkan, gazeteci Esra Kazancıbaşı Öztekin ile Nihal Yazan’ın anestezi, yoğun bakım ve ağrı tedavisi konusunda uzman 15 hekimle yaptığı söyleşilerden oluşan ‘‘Sorular ve Yanıtlarla Anestezi’’ kitabında yer alan röportajın işte bazı bölümleri:

 

• Beyin ölümü nedir?

“Beyin ölümü, en geniş tanımıyla bütün beyin fonksiyonlarının geri dönüşümsüz olarak yitirilmesi demektir. Bugün hem tıpta, hem de hukukta beyin ölümü geleneksel anlamda bilinen ölümle eş değer kabul edilir. Aslında beyin ölümü yeni sayılabilecek bir kavramdır. Ölüm, geleneksel anlamda, kalp ve solunum fonksiyonlarının durması olarak tanımlanır. Ancak 1950’li yılların sonlarından itibaren yoğun bakım ünitelerinin kurulmaya ve hastaların solunum fonksiyonlarının yapay cihazlarla desteklenmeye başlanmasıyla birlikte ‘beyin ölümü’ kavramı da terminolojiye kazandırılmış oldu. ‘İnsanın hayatta kal­ ması kalbin çalışmasına bağlıdır’ bakış açısı; ‘beyin, insanın hayatta kalmasını idare edecek sistemleri çalıştıran ana merkezdir’e dönüştü. Bu, tüm beyin fonksiyonları durduğunda, otomatik olarak kendiliğin­den gerçekleşen kalp atışının bir süre daha kendisini idare etmesinin dışında bütün yaşamsallığın yitirilmesi demektir. Ayrıca kalp atışının devam edebilmesi için yoğun bakım ortamında ‘yaşam destek tedavisi’ diye adlandırılan solunum tedavisinin yapılıyor olması gerekir. Beyin ölümü tanısı da, ancak temel yaşamsal işlevlerin üstlenildiği yoğun bakım ortamında konabilir.”

 

• “Bitkisel hayat” ile beyin ölümü kavramları arasında nasıl bir fark vardır?

“Toplumda kavram karmaşasına yol açan şeylerden biri budur. Beyin ölümü ile bitkisel hayat arasındaki en büyük fark, birinde kesin, geri dönüşümsüz bir hasarın varlığı ve hiçbir iyileşmenin beklenmeme­sidir. Buna karşın bitkisel hayatta ise, yitirilen beyin fonksiyonlarının kısmen de olsa geri dönebilmesi söz konusudur.”

 

• “Koma” ve “şuur kaybı” deyimleri neyi ifade eder? Bunlar beyin ölümü ile aynı şey midir?

“İnsanları diğer canlılardan ayıran ve farklı kılan özelliklerden biri bilinçli olmalarıdır. Bilinçli olmak ise kendinin ve etrafının farkında olmak demektir. Koma ve şuur kaybı ise, merkezi sinir sistemimizin ürettiği bu bilinçlilik halinin bir nedenle yitirilmesidir. Bilinç kaybı çeşitli seviyelerde gerçekleşebilir, geçici veya kalıcı olabilir.

 

Bilinç kaybı, kendimizden ve etrafımızdan haberdar olmadığımız ama belki kendi kendimize nefes alabildiğimiz; tansiyon ve nabzın düzenli olabildiği bir durumdur. Beyin ölümü de temel olarak bilinç kaybıdır ancak komada, hastalar kısmen geri dönme şansına sahipken, ‘beyin ölümü’ adı konduğu anda o kişide geri dönüşten söz edilemez.”

BEYİN ÖLÜMÜNÜN SEBEPLERİ

• Hangi sebeplere bağlı olarak beyin ölümü ortaya çıkar?

“Merkezi sinir sisteminin zarar görebileceği her türlü ihtimal, beyin ölümüne kadar gidebilir. Beyin ölümüne neden olan durumların ba­şında travmalar gelir. Bunlar sadece kafa travmaları değil, kol, bacak, akciğer, karın içi gibi organların da zarar gördüğü çoklu travmalar olabilir.

 

Kalp-akciğer durmaları neticesinde eğer kişi tekrar yaşama döndü­rüldüyse o arada geçen süre içinde kan dolaşımının kesilmesi yaygın beyin harabiyeti yapabilir. Bu da zaman içinde beyin ölümüne sebep olabilen bir faktördür. Bazı tümörler, beyin kanamaları, beyin damar tı­kanmaları ve zehirlenmeler sonucunda da beyin ölümü gerçekleşebilir.”

BEYİN ÖLÜMÜNÜN KRİTERLERİ

• Beyin ölümünün kriterleri nelerdir? Hangi koşullarda beyin ölümü tanısı konur?

“Beyin ölümü her şeyden önce klinik bir tanıdır. Beyin ölümü ta­nısı konurken, tıbbın ve hukukun yaptığı ölüm tanımları göz önüne alınmalıdır. Ülkemizde yasal olarak ölüm tanımı sadece beyin ölümü üzerinden yapılmıştır. Mevzuatta beyin ölümü, ‘tüm beyin fonksiyon­larının tam geri dönüşümü olmayan kaybı’ şeklinde tanımlanmaktadır.

 

Beyin ölümü tanımı için üç temel kriter vardır. Bunlardan ilki, komanın ve geri dönüşü olmayan durumun tespit edilmesidir. İkincisi, beyin sapı reflekslerinin olmamasıdır. Beyin sapı, beyinden boyna doğru uzanan ve en önemli yaşamsal işlevlerimizi büyük ölçüde idare eden bir bölgeye tekabül eder. Buradan çıkan sinirlerin ürettiği bazı refleksler insanı ayakta tutmak için istem dışı çalışırlar. Beyin ölümü gerçekleşen kişide, bu reflekslerin muayeneleri negatif çıkar. Üçüncü koşul da kişinin nefes almadığını gösteren ‘apne testi’dir.

 

Sonuçta koma ve yanıtsızlık durumu, beyin sapı reflekslerin alına­maması ve kişinin soluyamaması gibi üç kriterin birarada olması beyin ölümünün gerçekleştiğini gösterir.”

BEYİN ÖLÜMÜ TANISINDA BEKLEME SÜRESİ

• Beyin ölümü tanısının konulabilmesi için bekleme süresinden ya da diğer deyişle bir güvenlik döneminden bahsetmek mümkün mü? Bu süre vakanın yaşına ya da hastalığına göre değişir mi?

“Türkiye’deki mevzuat gereği beyin ölümü, dört uzman hekim tarafından ortak karar alınması gereken bir durumdu. Ancak 2012 Şubat ayından itibaren beyin ölümü tanısı için iki hekimin kararı yeterli görüldü. Günümüzde iki farklı branştan hekim birbirlerinden bağımsız olarak aynı hastayı beyin ölümü kriterleri açısından değer­lendirirler. Koma ve yanıtsızlık, beyin sapı reflekslerin alınamaması ve kişinin soluyamaması konularını irdelerler. Eğer iki hekimin de fikirleri ortaksa, ‘beyin ölümü’ tanısı konur.

 

Normal koşullarda ilk muayeneden 12 saat sonra ikinci muayene daha yapılır. Aynı sonuçlar elde edilirse beyin ölümü ifadesi kayıt altına alınır. Ancak özellikle kalp durması gibi beyne kan gitmediğinden şüp­he edilen bir durum söz konusu ise 24 saat sonra ikinci bir muayeneye gerek duyulur. Bu muayeneler bitmeden beyin ölümü tanısı konması imkansızdır. Ancak iki hekimle birlikte yapılan ilk muayeneden sonra, beyin anjiyosu ya da doppler gibi beyin dolaşımının olmadığını göste­ren ileri görüntüleme teknikleri uygulandı ve sonuç da beyin ölümüne uyumlu çıktıysa, ikinci muayeneyi beklemeye gerek kalmaz.

 

Yaş grupları olarak bakıldığında ise yeni doğanlar (iki aydan küçük­ler) için 48 saat sonra ikinci muayene yapılabilir. Eğer, çocuk iki ayla bir yaş arasında ise ikinci muayene 24 saat sonra yapılmaktadır. Bunun dışında bir yaşın üstünde çocuklarda ve erişkinlerde 12 saat geçerlidir.”

BEYİN ÖLÜMÜ TANISI İÇİN TESTLER

• Beyin ölümüne hangi uzmanlar karar verir?

“Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre beyin ölü­müne karar verecek hekimlerden biri, nöroloji veya nöroşirürji uzmanı olmalıdır. Diğer hekimin ise anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı veya yoğun bakım uzmanı olması gerekmektedir.”

 

KİTAPTA YANITLARI YER ALAN DİĞER SORULAR

• Beyin ölümü tanısı koymak için uygulanan bazı özel testlerden bahsettiniz. Bu konuda ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?

 

• Beyin ölümünün ardından vücutta ne gibi değişimler olur?

 

• Beyin ölümüne benzer tablo yaratan durumlar da olabilir mi?

 

• Beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin tekrar hayata dönme şansı var mıdır?

 

• Beyin ölümünden sonra ne kadar süre hayatta kalınabilir?

 

• Hastaların, kazazedelerin yakınlarına beyin ölümü anlatılırken nasıl bir yol izlenir?

 

• Toplumda beyin ölümü konusunda ne gibi yanlış bilgilerle karşılaşıyorsunuz?

 

• Beyin ölümü gerçekleşen kişi daha önceden organları bağış­lamışsa neden yakınlarından tekrar izin alınıyor? Kişinin yaşarken bağışta olması yeterli değil mi?

 

• Beyin ölümüyle ilgili yanlış bilinenler Türkiye’de organ bağı­şının yaygınlaşmasını nasıl etkiliyor?

 

• Organ bağışı ve organ nakli sayıları dikkate alındığında Türkiye’nin diğer ülkelere kıyasla dünyadaki yeri nedir?

 

• Beyin ölümü gerçekleşen her vaka bağışçı olabilir mi?

 

• Beyin ölümü gerçekleşen hastaların hangi organları nakle­dilebilir?

 

• Bağışlanan organların kimlere nakledileceğine neye göre, nasıl karar verilir? Bu konuda nasıl bir yol izlenir?

 

• Organ bağışı sayesinde hayata dönen kişiler ve yakınları, ba­ğışçının akrabalarıyla tanıştırılır mı?

 

ANESTEZİ KİTABINDA YER ALAN DİĞER KONULAR

Sağlık Adası Yayınları’ndan çıkan ‘‘Sorular ve Yanıtlarla Anestezi’’ kitabında ameliyata hazırlık döneminde yapılması gerekenlerden genel, bölgesel ve lokal anesteziye kadar pek çok konu yer alıyor. Çocuklarda, yaşlılarda, kalp ve KOAH hastalarında anestezi uygulamalarıyla ilgili bilgilendirici söyleşiler bulunuyor.

Gazeteci Esra Kazancıbaşı Öztekin ile Nihal Yazan’ın imza attığı kitap, Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği’nin katkılarıyla hazırlandı. 15 hekimle söyleşi yapılan kitapta, anestezi, yoğun bakım ve ağrı tedavisiyle ilgili merak edilen yüzlerce sorunun yanıtı yer alıyor:

. Anestezi Nedir, Ne İşe Yarar?

. Güvenli Anestezi Nedir?

. Anestezi Uzmanları Neler Yapar?   

. Genel Anestezi 

. Bölgesel Anestezi   

. Sedasyon   

. Lokal Anestezi 

. Özellikli Durumlarda Anestezi 

. Çocuklarda Anestezi 

. Yaşlılarda Anestezi

. Kalp Hastalarında Anestezi

. Diş Tedavilerinde Anestezi 

. Hamilelikte Anestezi

. Ağrısız Doğum

. Anestezi Uzmanınız ve Siz  

. Hastaların Sorumlulukları

. Ameliyat Dönemi (Perioperatif) Bakım ve Tedavi   

. Anestezi Uzmanınız Hep Yanınızda!

. Palyatif Bakım    

. Anestezi ile İlgili Yanlış Bilinenler 

. 23 Soruda Anestezi

. Vücudun Alarm Sinyali: Ağrı   

. Ağrıları Dindiren Bölüm: Algoloji       

. Girişimsel Ağrı Tedavisi

. Kanser Ağrılarının Tedavisinde Girişimsel Yöntemler

. Ağrı Tedavisinde Doğrular-Yanlışlar

. Kemoterapiler Bu Yöntemle Daha Güvenli

. Kalp-Akciğer Canlandırması

. “Hayata El Ver”

KİTAPTA RÖPORTAJI YER ALAN UZMANLAR

Kitapta anestezi, yoğun bakım ve ağrı tedavisi konularında söyleşileri yer alan hekimlerin isimleri soyadı sırasına göre şöyle sıralanıyor:

Prof. Dr. Zekeriyya Alanoğlu,  Prof. Dr. Neslihan Alkış, Prof. Dr. Mustafa Bayar, Prof. Dr. Hülya Bilgin, Prof. Dr. Güner Kaya, Prof. Dr. Yüksel Keçik, Prof. Dr. Hasan Koçoğlu, Prof. Dr. Ercan Kurt, Prof. Dr. Ömer Kurtipek, Dr. Fikret Kutlu, Prof. Dr. Feyhan Ökten, Prof. Dr. Gül Köknel Talu, Prof. Dr. Emine Nur Tozan,  Doç. Dr. Tuğhan Utku ve Prof. Dr. Dilek Yörükoğlu.

www.sagligimicinhersey.com portalıyla aynı adı taşıyan sağlık kitapları serisinin beşinci kitabı olan “Sorular ve Yanıtlarla Anestezi”ye D&R mağazaları başta olmak üzere kitapevlerinden ve Migros gibi zincir marketlerin kitap stantlarından ulaşabilirsiniz. Kitabı ayrıca D&R web sitesi ve İdefix başta olmak üzere online kitapevlerinden de temin etmek mümkün.

Sağlığım İçin Her Şey Sağlık Kitapları Serisi’nin “Sorular ve Yanıtlarla Hepatitler”, “Sorular ve Yanıtlarla Göz Hastalıkları”, “Sorular ve Yanıtlarla Diyabet” ve ‘‘Sorularla ve Yanıtlarla Romatoid Artrit’’ konulu kitapları da bulunuyor.