SÖZ BİZDE OTURUMLARI

61. YOĞUN BAKIM HASTALARINDA MİKROBİYATA VE MİKROBESİNLERİN ÖNEMİ! DÜŞÜNMEYE DEĞER Mİ?


Tolga TEZER
Ankara Özel Bayındır Söğütözü Hastanesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Departmanı

Giriş: Yoğun Bakım Ünitelerindeki(YBÜ) kritik hastalarda inflamasyon, oksidatif stres, mitokondrial disfonksiyon, selüler immün yetmezlik, sistemik inflamatuar yanıt ve multi organ yetmezliği izlenebilmektedir. Barsak mikrobiyatasının yapısı ve çeşitliliğindeki bozulmanın (disbiyozis) inflamasyona katkıda bulunarak metabolik, immunolojik ve nörokognitif bozukluklara yol açabileceği gösterilmiştir. Buna ek olarak disbiyozis; kritik hastalarda besin ürünlerinin malabsorbsiyonuna yol açarak malnütrisyon gelişimine katkıda bulunabilmektedir.

Tartışma: İnflamasyon intestinal mukoza bütünlüğünü bozarak emiliminin bozulmasına ve transit süresinin hızlanmasına neden olmaktadır. Bunun sonucu olarak barsak mikrobiyatasına gerekli olan besin ürünleri sağlanamadığından mikrobiyata kompozisyonu patojenler yönünde değişim göstererek disbiyozise yol açar. Son yıllarda yoğunlaşan araştırmalar sağlıklı mikrobiyatanın intestinal endotel ile simbiyotik ilişki çerçevesinde hormonal hemostasis, karbonhidrat ve safra asidi metabolizması, vitamin sentezi, anti-inflamatuar koruma ve immun regülasyonda rol aldığı ileri sürülmektedir. İntestinal disbiyozisin ise metabolik ve otoimmün hastalıklar, inflamatuar barsak hastalıkları, nörokognitif bozukluklar ve neoplazilerin gelişiminde rolü olabileceği düşünülmektedir. YBÜ şartlarında; antibiyotik, proton pompa inhibitörleri ve intestinal peristaltizmi bozan opioid gibi ilaçların kullanımı, şok ve barsak iskemisi gibi durumlar disbiyozise yol açabilir. Barsak fizyolojisi ve bariyer fonksiyonlarının bozulmasına yol açan disbiyozis; malnütrisyon, immunsupresyon, sepsis ve organ yetmezliklerine giden süreçte etkili olabilmektedir. Disbiyozis tedavisinde prebiyotik, probiyotik uygulamaları yanısıra fekal mikrobiyata transferi(FMT) gibi umut verici yöntemler bulunmaktadır.

Malnutrisyon insidansının yüksek olduğu kritik hastalarda nutrisyon desteğinin mümkün olan en erken dönemde ve uygun miktarda sağlanması; komplikasyonları, yoğun bakımda kalış süresini, mortaliteyi, morbitideyi, maliyeti azaltmakta ve sağ kalımı olumlu yönde etkilemektedir. YBܒnde hastaların protein ve kalori ihtiyacını sağlamanın dışında mikrobesinler yönünden de desteklenmesi gerektiği bilinmektedir. Mikrobesin desteği olarak verilen vitamin&eser elementlerin yanısıra son yıllarda ?-lipoik asit, ko-enzimQ10, melatonin, karnitin, arijinin, glutamin, omega-3 yağ asitleri vb.. besin moleküllerinin başta mitokondride meydana gelen enerji üretim yolları olmak üzere pekçok biyokimyasal reaksiyonda görev aldığı veya antioksidan, antinflamatuar özellikleri ile katabolik süreci kısalttığı gösterilmiştir.

Sonuç: Kritik hastalarda barsak mikrobiyatasının korunması/düzeltilmesine yönelik tıbbi uygulamalar ile olumlu metabolik, anti-inflamatuar ve anti-oksidan etkiler gösterdiği bilinen mikrobesinlerin yakın gelecekte YBÜ pratiğinde daha fazla önem kazanacağını düşünüyoruz.


61. YOĞUN BAKIM HASTALARINDA MİKROBİYATA VE MİKROBESİNLERİN ÖNEMİ! DÜŞÜNMEYE DEĞER Mİ?


61. YOĞUN BAKIM HASTALARINDA MİKROBİYATA VE MİKROBESİNLERİN ÖNEMİ! DÜŞÜNMEYE DEĞER Mİ? 

Bu konu için bir sunum dosyası bulunmamaktadır.