SÖZ BİZDE OTURUMLARI

8. Jinekolojik Kanser Kaynaklı Peritoneal Karsinomatozis Tedavisinde Hipertermik Intraperitoneal Kemoterapi Uygulamalarında Anestezi Yönetimi


Asude AYHAN Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

Giriş: Peritoneal yüzey maligniteleri, peritoneumdan kaynaklanan primer hastalık olabileceği gibi, gastrointestinal ve/veya jinekolojik kanserlerin lokorejyonel progresyonu neticesinde de ortaya çıkabilir. Peritoneal karsinomatozis (PK) olarak da isimlendirilen bu durum, periton yüzeyinde farklı dağılım, sayı ve büyüklükteki tümör nodüllerinin oluşumu ile karakterize kötü prognozlu bir hastalıktır. Genel sağ kalım oranı düşük bu hastalık grubunda; sitoredüktif cerrahi, kemoterapi ve sitoredüktif cerrahi ile kombine Hipertermik Intraperitoneal Kemoterapi (HIPEK) tedavi seçeneklerini oluşturmaktadır.

Tartışma: Tedavide başarı için uygun hasta seçimi, multidisipliner çalışma ile perioperatif sürecin iyi değerlendirilmesi ve yönetilmesi önem taşımaktadır. Sitoredu¨ktif cerrahi ile kombine HIPEK, seçilmiş PK’lı olgularda uygulanmaya başlanan güncel tedavi yaklaşımlarındandır. Bu tedavi yöntemi ile, intraabdominal kavitede gözle görülebilir tümör bırakmayacak şekilde tümöral doku, organ ve/veya peritoneal yüzeylerin çıkarılması ve cerrahi sonrası uygulanan intraperitoneal kemoterapi ile makroskopik sitoredüksiyonun mikroskopik sitoredüksiyona tamamlanması hedeflenmektedir. Bu süreçte uygulanan hipertermi de peritoneal kan akımını artırarak, direkt sitotoksisite ve tümör mikroçevresine etkisiyle intraperitoneal kemoterapinin etkinliğini artırmaktadır. Ancak, çok sayıda organ rezeksiyonu, ameliyat süresinin uzun olması, intraperitoneal kemoterapinin yanı sıra hastaların bir kısmının neoadjuvan kemoterapi almış, birden fazla abdominal girişim geçirmiş ve/veya düşük performanslı olmaları PK hastalarını genel anestezi ve komplikasyonlar açısından yüksek riskli hale getirmektedir.
Bu hastalara preoperatif dönemde immün sistemi module edici diyet uygulamak, hipoalbuminemi ve anemiden kaçınmak, derin ven trombozu profilaksisine başlamak postoperatif komplikasyonlar ve sağ kalım açısından önemlidir. İntraoperatif dönemde ileri hemodinamik monitörizasyonu takiben yeterli sıvı resüsitasyonu ile intravasküler hacmin ve perfüzyon basıncının sağlanması anestezi yönetiminin parçası olmalıdır. Postoperatif ilk 12 saat içinde özellikle laktik asidoz, hiperglisemi, hiponatremi, hipomagnezemiden kaçınarak yakın yoğun bakım takibi yapmak önem taşır.

Sonuç: Ameliyat öncesi hazırlık dönemi, intraoperatif evre (sıvı yönetimi, hemodinamik ve metabolik durum, ısı dengesi, koagülasyon) ve ameliyat sonrası (ağrı, hemodinamik ve solumun parametreleri, asit-baz dengesi, organ fonksiyonları) sürecin yönetiminde anestezi hekiminin görevi, her fazda meydana gelebilecek patofizyolojik değişiklikleri iyi bilerek; yakın hasta izlemi ile oluşabilecek problemlere karşı önlemler almak olmalıdır.


8. Jinekolojik Kanser Kaynaklı Peritoneal Karsinomatozis Tedavisinde Hipertermik Intraperitoneal Kemoterapi Uygulamalarında Anestezi Yönetimi


8. Jinekolojik Kanser Kaynaklı Peritoneal Karsinomatozis Tedavisinde Hipertermik Intraperitoneal Kemoterapi Uygulamalarında Anestezi Yönetimi  

Bu konu için bir sunum dosyası bulunmamaktadır.